Anasayfa The News The Weblinks Contact Us EDIT THE FILE LINKS.PHP # # # F.A.Q.
Menü

  • Anasayfa
  • Tüm Yazılarım

  • Son Yazılarım

  • Link Bahçesi 2
  • Link Bahçesi 1
  • PageRank Güncellemesi Gerçekleşti
  • PageRank Güncellemesi
  • Özgür Okul Tekrar Yayında !
  • Web Sitesi Olmayana Hapis !
  • ÖzgürOkul.Org Ders Notları 2
  • ÖzgürOkul.Org Ders Notları
  • ÖzgürOkukul.Org İçerik
  • e-okul Neden Açılmıyor ?
  • salihrocker@hotmail.com HÜKÜMSÜZDÜR !!!
  • wmhaber.com seo yarışması
  • Natural Linkling ve Unnatural Linking Nedir ?
  • PageRank Nedir?
  • Backlink Nedir?

  • Yazı Katagorilerim



    Sitelerim

  • ÖzgürOkul.Org
  • ÖzgürOkul.Org Blog
  • ÖzgürOkul.Org Forum
  • Özgürlopedi
  • Web Tasarım ve Seo

  • Arkadaşlarım

  • ilker pamukçu

  • geda

  • hakan kartal

  • tekeli

  • cocukca

  • heryerde

  • emeginsanati

  • Ahmet İNCE

  • sozumsoz

  • solcularbirligi

  • solcucocuk

  • huzurisyanda05

  • seoyarismacisi


  • İletişim

  • E-mail
  • RSS
  • Google'a Ekle


    PageRank



  • MSN'm hacklandı !
    "salihrocker@hotmail.com" HÜKÜMSÜZDÜR !!!

    İNANÇLAR BİLGİSİ
    Tarih : 4.3.2008
    Kategori : Egitim

      Günümüzde ilkokul ve liselerde verilen "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" dersi tamamen değitirilerek "İslam Kültürü" dersi haline getirilmiştir. Bu devletin laik yapısını zedeleyecek büyük bir hançerdir. Laiklik gereğince devlet, tüm din ve inançlara eşit uzaklıkta olmak zorundadır. Gençlere tek bir din veya inancı öğretemez. Bu nedenle, şu andaki ismiyle "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" dersini seçmeli hale getirilmeli -yani zorunluluk kaldırılmalı- ve tüm din ve inaçlar -aslını bozmadan, saygıyla- öğretilmeli, ismi de "İnançlar Bilgisi" şeklinde değiştirilmelidir.

      İmam-Hatip Liseleri de sadece tekbir dini görüş ( İslam dini ) üzerine eğitim vermektedir. Bu liseler de "İnançlar Bilgisi Lisesi" haline getirilmeli ve tüm din ve inançlar hakkında bilgi vermelidir. Lise bitiminde, yüksek öğretimde kişi görmek istediği bölümü seçer, böylece tüm din ve inaçlar hakkında genel bir bilgi birikimi oluşmuş bireyler din işleri mevkilerine gelir.

      Bir diğer sorunsa dil sorunudur. Dinler -özellikle İslam- tamamen yabancı dilde öğretiliyor. Aslına saygımız vardır ancak insanlar ne okuyup neye inandıklarını bilmeden yaşarlarsa o insanlara her şeyi -din adı altında- yaptırmak mümkün hale gelir.

       TC Anayasası'nın 10. maddesinde "Herkez; dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünde, felsefi inanç, din, meshep ve benzeri sebeplerle yrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir." denmektedir, oysa "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" dersinde tamamen bir "çifte standart" uygulanarak sadece İslam üzerine konu işlenmekte, diğer dinlerde öğrencilere -temel bilgiler de dahil- neredeyse hiçbirşey öğretilmiyor.

      Benim şahsi görüşüm şudur ki; öğrencilere İslam değilde dinler öğretilmeli. Dinler de diğer inanç ve düşünce şekilleri ile birlikte "İnançlar Bilgisi" adlı bir derste öğretilmelidir.

    <%EntryTrackbackURL%>
    Yorumlar
    Yorum (yok) Yorum yap! 19 Mayıs Kutlamalarında Soytarılık
    Tarih : 28.2.2008
    Kategori : Egitim

      19 Mayıs 1919, yani Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkarak, "emperyalist ülkeler"e karşı "ulusal kurtuluş savaşı"nı başlattığı tarih, dış güçlere ve onların ülke içindeki yardakçılarına karşı direnişin başlatıldığı tarih ve - tam olarak eşitliği sağlayamamış küçük burjuva devrimi de olsa - halk yığınlarını derin uykudan uyandıran kıvılcımın çıkış tarihidir.

      Bu anlamlı gün günümüzde kutlanıyor diye soytarılıklara alet ediliyor. Renkli kartonlarla, ponponlarla "ulusal kurtuluş" kutlanamaz. Birde bu soytarılıkları, okuyup öğrenmesi gereken "cumhuriyet gençliği"ne yaptırılıyor. Mazeretleri de göze hitap etsin. (!) Eğer bu kadar göze hitap etmesini istiyorsalar, gençlerden oluşan bir tiyatro kurarak o dönemi canlandırmalılar. Böylece hem göze hem de zihne hitap etmiş olur. Amaçlarıda gençliğin uyanmasını, ayıkmasını engellemek değil mi? Hem gençleri abuk sabuk olaylarla oyalıyorlar, hem de kendilerine duydukları güveni yok ediyorlar.

     

    <%EntryTrackbackURL%>
    Yorumlar
    Yorum (yok) Yorum yap! TOPLUMUN İTİCİ GÜCÜ : ÖĞRETMEN
    Tarih : 20.11.2007
    Kategori : Egitim

    İnsanlık tarihinin günümüz bilim ve teknolojisine ulaşabilmesinde ki en önemli unsur şüphesiz deneme yanılma yöntemi ile elde edilen tecrübelerin nesilden nesile aktarılmasıdır.Bu aktarım, bilgiye ulaşmada ki zaman kaybını azaltır. Aktarım olayı öğrenici ve öğretici ilişkisi içerisinde gerçekleşmektedir. Bu kavramlar günümüzde öğretmen ve öğrenci şeklinde kendisine yer bulmuştur.
    Öğretmenlik bir bayrak koşusu gibidir, öğretmenden alınana bayrak genç nesillere ulaştırılır, genç nesillerin aydınlığa kavuşmaları sağlanır.

    Günümüzde öğretmenlik kutsal bir meslek olarak kabul edilir. Bu olgunun oluşum süreci Cumhuriyet Dönemi'ne kadar inmektedir. Cumhuriyet Dönemi'nde, Atatürk'ün önderliğinde Türk Dil Devrimi yapıldığı zaman gönüllü öğretmenler köy köy, kasaba kasaba, il il dolaşarak halkımızı bilinçlendirmiştir.

    Ancak şu da bir gerçektir ki; topluma egemen olan sınıf, eğitim kurumlarını ve eğitimin içeriğini kendi dünya görüşü ve çıkarları yönünde biçimlendirmektedir. Bu biçimlendirme de siyasal iktidarın elinde olan devlet gücü ile gerçekleştirilir. Eğitimin amacı burjuvaziye nitelikli eleman yetiştirmektir. Öğrneğin; 1956 yılında kurulan ODTÜ Amerikan tipli bir üniversitedir ve Amerika'nın yurdumuzda ki yatırımlarına gerekli elamanı yetiştirmek amacıyla kurulmuştur. Anayasamızın 3. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Türkçe olmasına rağmen ODTÜ'nün resmi dili İngilizce'dir. Bu şekilde öğretmenler kapitalizmin çıkarları için kullanılırlar. Bu sistem içerisinde direnmeye çalışan öğretmenler ise yaşam şartlarının daha zor olduğu bölgelere sürülmekle tehtit edilirler, sürülürler.

    Oysa öğretmen toplumun biliçli, aydın kesimini oluşturur, oluşturmalıdır. Öğretmenler toplumun itici gücü halindedir. Topluma önderlik eder. Öğretmen gençliği oluşturur, gençlikte geleceği. Bununla ilgili Mustafa Kemal'in "Öğretmenler , yeni nesil sizlerin eseri olacaktır." sözünü bazı emperyalist çevreler iyi anlamış olmalı ki; devlet okullarında ki kadrolaşma, özel okul açma ve dershane açma gibi yasal yolların dışında gizli örgüt evlerinde kendi müritlerini yetiştirmekteler. Bu gibi yerlerde öğretmenlerin pozitif bilgilerini sömürü haline getirmekte ve bazı kişilerce de pozitif bilimler asıl amaçlarından saptırılmaktadır. Aç kalmamak için özel okul ve dershanelerde öğretmenlik yapanların yanısıra ücretini başka makamlardan alan ve öğretmen maaşına ihtiyacı olmadığı halde gençleri kendi dünya görüşü etrafında toplamaya çalışan öğretmenler de vardır.

    Köy Enstitüleri'nin aydın öğretmen kadrosunu günümüzde sadece kendi alanında uzmanlaşmış eğitim makineleri almıştır.

    <%EntryTrackbackURL%>
    Yorumlar
    Yorum (yok) Yorum yap! EĞİTİMLİ GENÇLİK VE EĞİTİM HAKKI
    Tarih : 10.11.2007
    Kategori : Egitim

      "Çocukların ve gençlerin hakları fiilen korunmalıdır. Onlar kendi adlarına hareket etmeye yetkin değildir, dolayısıyla onlar adına hareket etmek toplumun görevidir."

    K. Marx

     

      İnsanın bilgi ile harmanlanması gerektiği, öğrenme dönemi olan gençlik döneminde bireyler eğitimden yoksun bırakılmamalıdır.

     

      Gencin, ileride hangi mesleği seçecek olursa olsun topluma karşı sorumlulukları vardır, çevresine duyarsız kalmamalıdır. Bu nedenle eğitim gençlik için ve gelecek için çok önemlidir. Gençliğin dinamizminden yararlanarak onları köle gibi çalıştırmak - yıpratmak - yerine eğiterek onları ileride daha bilinçli ve daha verimli olarak toplumsal üretime katılmalarını sağlamak gereklidir. Ancak bu eğitim süreci zorunlu eğitimi 12 yıla çıkartılarak sağlanamaz, bunun için öncelikle eğitimde fırsat eşitliliği sağlanması ve eğitim kalitesinin, niteliğinin arttırılması gerekir. Bu koşullar sağlandıktan ve gerçek eğitim verilmeye başlandıktan sonra eğitim 12 yıla çıkartılabilir.

     

      Maddi olanakları yetersiz olan aillelerin gençlerinede yardım edilmelidir. Gerekirse eğitim onların ayağına götürülmelidir. Örneğin; köylerinde / mahallelerinde eğitim ocağı bulunmayan ve diğer bölgelere olanaksızlıklar nedeni ile ulaşamayan gençlik ve toplum köylerinde / mahallelerinde eğitilmelidir. Burada, Cumhuriyet Devrimi'nin kazanımlarından olan ve daha sonraları yozlaştırılarak - gerçek amacı dışarısına çıkartılarak - halkın gözünden düşürülen, bu nedenle kapatılan Köy Enstitüleri örnek alınmalıdır.

     

      Tabiki verimli bir kişiliğin oluşması yalnızca zihnin gelişimi ile değil, aynı zamanda vücudun gelişmesi ile olanaklıdır. Kafaca ve bedence sağlıklı insanların, toplumsal kalkınmaya olan katkısı yanında dünya çapında kazandığı başarılarda dikkati çeker. Sporun yanı sıra sosyal aktiviteler de kişiliğin gelişimini olumlu yönde etkiler.

     

      Sonuç olarak yukarıda yer verdiğimiz K. Marx'ın sözünde de açıkça belirtildiği gibi gençler kendi adlarına karar vermek için yeterli durumda değildir. Bu yüzden toplumun gelecek nesillere sahip çıkması gerekir.

    <%EntryTrackbackURL%>
    Yorumlar
    Yorum (1) Yorum yap! EĞİTİM DİLİ
    Tarih : 17.10.2007
    Kategori : Egitim

     Devlet okullarında 4. sınıftan, bazı özel okullarda 1. sınıftan başlamak üzere yabancı dil dersleri öğrencilere veriliyor. Öğrenciler yabancı dili daha iyi konuşsun diye küçük yaşlarda ders verilmeye başlanılıyor. Öğrenciler ana dilini öğrenmeden yabancı dil ile karşılaşıyorlar. Günlük hayatlarınıda da yacancı dile özendirilen öğrenciler ana dili ile yabancı dili sentezleyerek kullanıyor. Gelecek nesiller küreselleşmenin yayılımcı politikalarına teslim ediliyor.

     

     Bazı özel okullar ve üniversiteler de ana dil olarak İngilizce kullanılıyor. İlk bakışta yabancı dil ile iç içe yaşamanın gençlerin akademik kariyerleri için yararlı gibi görülüyor. Ancak bu uygulama beyin göçünün oluşmasına - özellikle vasıflı gençlerin diğer devletlerin çıkarları için çalışmasına - neden olacaktır, olmaktadır.

     

     Yıllarca devletleri o gençleri okutmak için masraf yaparken gençler ülkelerine hiçbir kazanım vermeden yabancı devletler için çalışıyorlar.

     

     Bazı yabancı dillerin ana dil olarak kullanıldığı özel okul ve üniversitelerde, Türkçe'nin kullanılması dahi yasaklanıyor. Kendileri için çalıştıklarını zanneden geçlik, kapitalizmin pençesinden kurtulamıyor.

     

     Türkiye'de Türkçe yasaklanıyor, yozlaştırılıyor.

     

     Sosyalizmin etkilerinin yer yer görüldüğü Rusya'da uygulanan dil politikası şöyle işliyor; Rus gençlere yabancı dil dersi verilmiyor denecek kadar az öğretiliyor. Rus halkının turistik yapısı diğer devletlerin iştahını kabartıyor ancak ülkelerine gelen Rus turistlerin - dünya dili olarak kabul edilen - İngilizce'yi bilmemesi biraz düşündürüyor. Bu turistleri kaçırmak istemeyen ülkeler Rusça'yı öğretmeye başlıyor.

    <%EntryTrackbackURL%>
    Yorumlar
    Yorum (yok) Yorum yap!




    . ÖzgürOkul.Org · Seo Yarışmacısı · Google'da Yükselin .
    Iki Kisilik Oyunlar · Gereksiz Sandıklarımız · muhalifler.com · beyzanınyemekleri.com · webmaster forumu · online film izleCep Teknik MalzemeNactumu





    Site içerisinde ki yazıların tümü tarafımca yazılmıştır.
    Kaynak göstermeden yayınlanması yasaktır.
    Tüm Hakları Saklı ve ÖzgürOkul.Org'a aittir. - Copyright © 2008 by salihrocker